25 Eylül 2011 Pazar

hayatta bir insan hiç bir zaman tek bir şeyle yetinmez yada yetinemez. Yeri gelir bir araba, bir sevgili, bir eş, bir ev yada yeni bir hayatla yetinemez az gelir. 2. aldığı yada sahip olduğu şeyden bıkarsa Hep eskisi olan ilkini hayal eder ve mutsuz olur... VE hayatı böyle gider...

hayatta bir insan hiç bir zaman tek bir şeyle yetinmez yada yetinemez. Yeri gelir bir araba, bir sevgili, bir eş, bir ev yada yeni bir hayatla yetinemez az gelir. 2. aldığı yada sahip olduğu şeyden bıkarsa Hep eskisi olan ilkini hayal eder ve mutsuz olur... VE hayatı böyle gider...

28 Haziran 2011 Salı

Söylesene..

Söylesene..
Onunda ağzından evet'i almak için çok mı uğraştın?
Onada "Sonum olacaksın, son olacaksın" mı dedin?
Bitmeyecek bir aşk istiyor muydun O'nunla da?
Söylediklerin yalanken O'nunda gözlerine okadar inandırıcı mı baktın?
İkna edici, güven verici her sözün O'nun içinde mi vardı?
O Evet dediğinde de bende sevindiğin kadar çok mu sevindin?
O'nunlayken de "Sen bitanesin ve hiç bitmeyeceksin" mi dedin?
Ellerini tutarken,"tuttuğun en güzeL eLLer" O'nunkiler miydi?
Öperken onu, ilk defa öpüştüğünü yada ilk defa sevdiğini öptüğünü mü söyledin?
O'nunlada çok iLgilendin mi bende olduğu qibi..
Söylesene..
Hani sen beni çok seviyordun ya..
Şimdi O'nuda mı çok sevdin! !
//MÜHÜR//

Madem Sevmesin Beni Diyorsun

- Madem Sevmesin Beni Diyorsun , O zaman Aç Kulaklarını İyi Dinle !
Girme Rüyalarıma Bölme Gecelerimi . Her Saniye Aklımda Olma . Hatta Gülme Çünkü Sen Güldükçe Ben Sana Daha Çok Bağlanıyorum . Birdaha Bakma Bana öyle , O Bakışın Aşık Etmişti Beni Sana , Kör Ette Beni Görmeyeyim Seni . Belki O zaman SEVMEM [ Seni ] ..

28 Şubat 2011 Pazartesi

Yaşamak elindeyken bugüne bugün,


Yaşamak elindeyken bugüne bugün,
Ne diye bırakır, yarını düşünürsün?
Geçmiş, gelecek, kuru sevda bütün bunlar;
Kadrini bilmeğe bak avucundaki ömrün.

......Ömer Hayam

Yatağını gül yapraklarıyla,

Yatağını gül yapraklarıyla,
Hayallerini papatyalarla Süsledim,
Üzerini sevgimle örtüp
Kabuslarını ben aldım ki!!!
En tatlı rüyalar Senin olsun diye... //MÜHÜR//

23 Şubat 2011 Çarşamba

Mevlana Derki;


Üzülme!
Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, ne mutlu sana!
Elinde olmayanları söyleme bana.
Elinde olanlardan bahset can!
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?
.........Gidenler dönmeyecek mi?
Yitirdiğin; bir bakarsın yağmurlu bir gecede
Veya bir bahar sabahında karşına çıkmış.
Bil ki güzellikler de var bu hayatta.
Gel Git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?
Hüzün olgunlaştırır,
Kaybetmek sabrı öğretir.
Devamını Gör

Varlığımı bilmeyenlere ; yokluğum kapak olsun...! ( bu söz bizimkilerin bizimkilerine gelsin anladınız siz onu ;)

Varlığımı bilmeyenlere ; yokluğum kapak olsun...! ( bu söz bizimkilerin bizimkilerine gelsin anladınız siz onu ;)

Gitme zamanı gelmişse 'dur' demenin; zaman geçmişse 'dön' demenin ve aşk bitmişse 'yeniden' demenin; hiçbir anlamı yoktur.

Gitme zamanı gelmişse 'dur' demenin; zaman geçmişse 'dön' demenin ve aşk bitmişse 'yeniden' demenin; hiçbir anlamı yoktur.

Ne senden rüku artık, ne de benden kıyam. Bundan sonra; 'Selamun aleyküm, aleyküm selam..

Ne senden rüku artık, ne de benden kıyam. Bundan sonra; 'Selamun aleyküm, aleyküm selam..

"Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur".

"Yanına kadar koştuktan sonra, bir adım daha atamayacaksan eğer; oraya kadar sakın koşma. Sana değil, bekleyene yazık olur".
[ Özdemir ASAF ]

Bırakacağın Eli Tutma, Tutucağın Eli Bırakma, Yalan Aşklarda Gül Olmaktansa Gerçek Aşklarda Diken Olmaya Değer Bunu Unutma ..!!!

Bırakacağın Eli Tutma, Tutucağın Eli Bırakma, Yalan Aşklarda Gül Olmaktansa Gerçek Aşklarda Diken Olmaya Değer Bunu Unutma ..!!!

13 Şubat 2011 Pazar

Çoğul Yalnızlığım...

En çoğul kalabalıklarda, en yalnızları oynayan ben......


“Kendime verdiğim yeminlerin bir yenisini daha bozmuştum dün gece...- Her şey güzel olacak dimi?Sorularına verdiğim sözler heba olmuştu yalancı gülüşlerimde…Hiçbir şey güzel olmayacaktı adım gibi emindim. Birileri birilerinin her şeyi olurken payıma düşen yine yalnızlığım olmuştu.”

Sıradan bir insanın bile hayatının en güzel gecesi, hayatının en güzel günü olacakken benim hiç böyle güzel bir günüm olmayacaktı. Ne güzel bir doğum günü, ne sol yanımı eksik hissetmediğim özel bir gün/gece… Adam gibi eğlenceler olmayacak mesela, kahkaha denizlerinde boğulmayacak yüreğim. Sahte gülüşlerimi saymazsak. En mutlu anlarımda bile gözlerim hep uzaklara dalacak biliyorum. Arkadaş ortamlarında delicesine eğlenirken, başkalarının yüzünde en tatlı gülümseme olacakken, hep ağır kanamalı bir hasta olacak yüreğim. Gözlerim sebepsizce dalıp gidecek hiç olmayanıma… En sevdiğimi sandığım şarkı çalarken bile işitmez olacak kulaklarım, duymayacak en coşkulu mısraları… Ve çalan parçaları elimde telefonla dinleteceğim kimselerim olmayacak… Ilık bir yaz gecesi kimsenin üşüyen omzunda olmayacak sıcak kollarım. Koyu karanlık gecelerde bakmak nasip olmayacak kimsenin parıltılı gözlerine… Ölüm döşeğindeki bir hastanın sabaha çıkma umudu tadındaki beklentilerim yine son bulacak. Bu sefer başka, bu sefer daha güçlü olmayalım, bu sefer yeneceğim söylemleri yine son bulacak. Yine yalnızlığım kalacak gecelerime dost.

Artık adım gibi eminim…

“Kimse kimsenin her bir şeyi olamazmış…”

Ve yine adım gibi eminim ki,

“ En çoğul kalabalıklarda, en yalnızlığı oynayan hep ben olacağım”


Siz hiç iyi olduğunuz için terk edildiniz mi?Daha iyilerine layık olduğunuz için?Gösterdiğiniz ilgi ve sorumluluk karşı tarafı korkuttuğu için yüz üstü kaldınız mı hiç?Siz hiç dışarıdan bakıldığında mutlu göründüğünüz halde acayip mutsuz oldunuz mu ?



“ Tamda birilerinin hayatında önemli bir rol kaptığımı sandığım anda…”


Vizyonda bilmem kaçıncı kez bu sefer başka diyerek çıkmıştım yola. Nede olsa kaybedecek bir şeyim yok/tu. Bu seferki kendimi kandırma provalarım bu şekilde çıkmıştı gün yüzüne.. Bu sefer kaybedecek bir şeyim yoktu…Gerçekten öyleydi aslında ne kaybedebilirim ki ?- Hiç ! …

Evet koca bir hiç …

Bana ait olan bir şey yoktu ki zaten, duygularım çoktan almış başını gitmiş. İyilik adına yapılan hiçbir şeyin karşılığını alamamıştım nede olsa. Üstelik bu iyiliğim karşılığında defalarca gidenler olmuştu…


Sen çok iyisin…Senin gibi insanlar kaldı mı bu dünyada…Beni gerçekten çok şaşırtıyorsun…İnan ne diyeceğimi bilmiyorum…

Tarzında replikler.

Bazen;

Hissedilerek yürekten gelen birkaç güzel sözü paylaştıktan sonra ;

- Hımm.. güzelmiş nerden buldun bu sözleri ? adresi söyle bende bakayim.- Hangi şarkının sözleriydi ya bu ?- Nerden alıntı yaptın ?- Vayy çok güzelmiş…

Hak etmeyen birine bir şeyler yazarsan böyle aptal cevaplarda alabilirsin… Ve çoğu zamanda aldım.

Şimdi yine uzun zaman sonra kendime verdiğim en büyük sözü yıktım ve yine lanet olası iyiliğim yüzünden çoğul yalnızlığa itildim…

Birini arayıp sormak, ilgi göstermek, ona gerçekten o olduğunu hissettirmek, bugüne kadar görmediği sevgiyi tattırmak kötümü ?

Vefalı olmak suç mu ?

Ama bizim suçumuz yokki..Toplumda düzgün insan kalmadığı için bu korkular.. Şimdi her şey böylesine iyi giderken hiçbir kötü yanı yokken karşı taraf tabiki korkuya kapılıyor. Alışık olmadığı bu durum karşısında korkup kaçmayi tercih ediyor.

Ve sonrada ekliyor..

İnan senin gibi bir insanı tanımadım ve bundan sonrada olacağına inanmıyorum bilki senin yaşattıklarını bana kimse yaşatmadı. İçimdeki gerçek beni buldun sen.. Sadece ben olduğum için değer verdin. Ama inan ben seni hak etmiyorum sevgini varlığını yanımda oluşunu hak etmiyorum. Sen daha iyilerine layıksın..

Oysa daha iyilerine layık olmak istemiyordum ben. Kaybedecek bir şeyim yok diyerek yola çıkmadım mı en başında ? Avuç içi kadar mutluluklar yetecekti bana ,verdiklerimin yarısını alsam yetecekti bana. Aslında kötü olan hiçbirşey üzmeyecekti beni. Sadece gelen güzellikleri görecekti yüreğim. Nede olsa kaybedecek bir şeyim yoktu…

Ve şimdi bakıyorum…Yine kalmışım bir başıma…Hemde böylesine kalabalıkken..Hemde dışarıdan bakıldığında mutlu görünürken…

Çoğul yalnızlıklarımı yanıma aldım ve bir yemin daha ekledim benliğime…

Ve şimdi soruyorum yine kendime;

Geçicek dimi ?

- Söz mü ?

//ALINTI//

Seni Yağmurdan Sonra Seveceğim....

Şimdi git...!Say ki..Seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedikSay ki.. Gece mektuplarının en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedikSay ki.. Sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber bekledik

Sen git..!Ben gelemem bu yürekle..!Ya da kal..! Eylül yağmurlarını bekle..!

Seni yağmurdan sonra sevicemSaçlarıma ak düşmemiş halimleSen yaşlardayken 18'inde, 20'ndeSeni yağmurdan sonra sevicemKaldırımların ıslak ve temiz haliyleYaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle,Seni yağmurdan sonra sevicem..Aşksız geçen onca yılı yakacağımSevda aleminde kendi ellerimle

Şimdi git..!Say ki..Seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedikSay ki..Oturup konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdıVe sevdadan hiç söz etmedikSay ki ..Hiç gülmedikAynı şeyleri sevmedikVe yağmurdan sonra beraber yürümedikSeni, yağmurdan sonra sevicemKimse bilmiycek, herkesden gizliycemYağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havadaSeninle gök kuşağının altından geçicemSeni yağmurdan sonra sevicemVe seni sevdiğimi kimseye söylemicem

Belki bu dünya gözlüyle gördüğüm son yağmur olacakIslak kaldırımlarda sırılsıklam yürüycemBen seni yağmurdan sorna sevicemVe bir gün ölürsem, ela gözlerinde öleceğim...

Her kötünün iyi bir geçmişi yada her iyinin kötü bir geçmişi olabilir. O geçmiş ki sahip olunan “tek şey”, kaybedildiğinde ise “her şey”dir… Kimi insan, geçmişle geçememişi birbirine karıştırır. Halbuki, geçen iz bırakır, geçemeyen yara…

Her kötünün iyi bir geçmişi yada her iyinin kötü bir geçmişi olabilir. O geçmiş ki sahip olunan “tek şey”, kaybedildiğinde ise “her şey”dir… Kimi insan, geçmişle geçememişi birbirine karıştırır. Halbuki, geçen iz bırakır, geçemeyen yara…

Bir gün Mecnun çölde Leyla'yı düşünerek gezerken... namaz kılan bır faninin önünden geçer... Namazı bitirdikten sonra fani: Ey Mecnun beni görmüyor musun da namaz kılarken önümden geçiyorsun? Mecnun: Ey fani ben Leyla'yı düşünürken Seni görmedim, Sen Mevla'yı düşünürken beni nasıl gördün..!

Bir gün Mecnun çölde Leyla'yı düşünerek gezerken... namaz kılan bır faninin önünden geçer... Namazı bitirdikten sonra fani: Ey Mecnun beni görmüyor musun da namaz kılarken önümden geçiyorsun? Mecnun: Ey fani ben Leyla'yı düşünürken Seni görmedim, Sen Mevla'yı düşünürken beni nasıl gördün..!

Ben seni küçük bir kız çocuğunun umutları gibi sevdim..

Ben seni küçük bir kız çocuğunun umutları gibi sevdim..
Her bayram vitrinde gördüğü o kırmızı ayakkabıları birgün alabilme ihtimaline olan inancıyla sevdim..
Çok bayramlar geçti, ama ben umudumu hiç kaybetmedim...

Ben seni küçük bir kız çocuğunun umutları gibi sevdim..

Ben seni küçük bir kız çocuğunun umutları gibi sevdim..
Her bayram vitrinde gördüğü o kırmızı ayakkabıları birgün alabilme ihtimaline olan inancıyla sevdim..
Çok bayramlar geçti, ama ben umudumu hiç kaybetmedim...

Sevdam seni durmadan can evimde yeşertir, çiçekçe ve çocukça sıralı, sırasız ikide bir nice yıkım nice ılgar, geçer iz bırakarak. Nice geç kalmış bahar aramıza eklenir, çocuklarıda alan ölüm, sıra beklemez. Yara üstten kapanır, sızı içerden dinmez. Ölüm yıkım ve sevda yaşamakla başbaşa. Başlangıç belirli belirsiz,


Sevdam seni durmadan can evimde yeşertir, çiçekçe ve çocukça sıralı, sırasız ikide bir nice yıkım nice ılgar, geçer iz bırakarak. Nice geç kalmış bahar aramıza eklenir, çocuklarıda alan ölüm, sıra beklemez. Yara üstten kapanır, sızı içerden dinmez. Ölüm yıkım ve sevda yaşamakla başbaşa. Başlangıç belirli belirsiz,
BİTİM BELİRLİ NOKTA........................

11 Şubat 2011 Cuma

Birlikte yaşayabileceğin biriyle değil,


Birlikte yaşayabileceğin biriyle değil,
Onsuz yaşayamayacağın biriyle ol.
Geldiği zaman boşluk dolduran değil gittiğinde yeri doldurulmayan biriyle ol.

Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar. Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve;
— Konuşmadan önce dinleyin,
— Yazmadan önce düşünün,
— Harcamadan önce kazanın,
— Dua etmeden önce bağışlayın,
— İncitmeden önce hissedin,
— Nefret etmeden önce sevin,
— Vazgeçmeden önce çabalayın,
— Ölmeden önce yaşayın.
Hayat budur. Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.


//ALINTI//

10 Şubat 2011 Perşembe

ZAMAN SARIYOR...

 
Sızlıyorum..
Zaman sarıyor elbet kanayan yaraları,
gittikçe acısı azalıyor,
ama geçmiyor bir türlü.
İnce ince sızlıyor saklı bir yerlerde,
dokunulduğunda tekrar başlıyor acımaya....

Bir perde açılıyor önümde, geçmiş zamanlara dair..
Gözlerimi kapatıyorum..
Sendeki bEn oluyorum..
İlk bakışın canlanıyor gözlerimin önünde, gülümseyişin..
Sonra gidiyorsun, ardından bakıyorum öylece durup ben de..
Durdurmak için bu gidişi,
sarılmak istiyorum ellerine,
yapamıyorum....
//ALINTI//

BEN NE OLACAĞIM!

hüzün kar oldu yağdı üstüme.,sevdamı karlar altına gömdüm..
yüreğimde senin izlerin var..izleri takip eden göçmen kuşlar gibiyim..rüzgar kanatlarımda..bilmediğim denizlerde yol alıyorum..
nasıl özlemişim seni..nere gitsem benimle geliyorsun..ne yapsam benimlesin..aklımda hep sEn..ve sEnli günler..
kelebeğim melegim aşkımmm sözlerin hala kulağımda çınlıyor..yalnızca bir an beni düşün..sadece bir an..
GİT!
dünyanın bütün ağaçlarının gölgesinde,tek başına otur..kimselerin bilmediği şarkıları söyle,sesine başka sesler katılmasın..yanıbaşına düşen yaprağa aldırma,gagasıyla avucunu tıkırdatan kuşa kırıntı uzatma,göle taş atma..
yapabilirsen yap bunu..değiş!ne istiyorsan öyle olsun..
rüyalarını kimselere anlatma,kimselere endişelenme..
Rabbim kadar yalnız ol..!bir balık kadar sessiz ol..!senin yaşamın ne istiyorsan onu yap,ne söyleyebilirim!
geçecek demekten,beklemekten başka ne gelir elimden..sabrederim,umutlanırım..kendimi oyalarım..yalnız kalmak istiyorsan buna birşey diyemem..
ama BEN NE OLACAĞIM!
kimsesiz kalacağım!
işte söylüyorum sana sözümü içinde bir yerlere koy sakla..!ve inan çok doğru söylüyorum..!
üstüne SEVİYORUM yazdığım bir kağıttan,sandal yapıp dereye bırakıyorum..ister yüzsün,ister batsın,ister bir çalıya takılsın o kağıt sandal,hep derenin bir yerinde olacak biliyorum..
ancak böyle rahatlıyorum..
 
//ALINTI//

YORGUNUM.. ANLAMAK İSTEMEDİĞİN,BİLMEK İSTEMEDİĞİN YENİ KIŞ İÇİMDEKİ....

uzakların ne kadar uzak olduğunu öğrendim artık.kimse karşıma geçip bana hayatı anlatmaya kalkmasın!!!bu yüzden sana yeni,bilmediğin bambaşka bir kişi anlatıyorum..bendeki kışı..mavili grili bulutların arkasında saklambaç oynayan güneşi yakalayacak gücüm kaldımı zannediyorsun..!söylüyorum sana YORGUNUM.. ANLAMAK İSTEMEDİĞİN,BİLMEK İSTEMEDİĞİN YENİ KIŞ İÇİMDEKİ..soğugunu hissetmemek için yok saydığın ,göklerinde kümelenmiş,parçalanmış bulutların koşturduğu,karanlıkta uçmayı seven kuşların kanatlarında garip parlak çizgilerin oynaştığı kış bu..dokunursan parmak uçların üşüyecek diye uzanmadığın,bilmediğin insanlarla sarmaşdolaş,bildiklerinle ise gözgöze bile gelmediğin garip ve kopuk bir yaşamın sürekli kışı..
küçük pembe çizgiler eksildi yaşamımdan,kör bakan gözlerin soğugu yüreğime yerleşti..
yüreğim ipe sapa gelmez sevdalar peşinde..bilmediğim düşleri canlandırma telaşındayım..kelebeklerin tüy hafifliğindeki,tül kanatlarıyla bilmediğim sevgilere yürümek arzusundayım..işte küçük düşüm bu..
hepsi bu.. O.A.

Ölüm meleği çok öfkeliydi!

Ne geçmişte ne de şimdi aynalarla aram pek olmadı.

Sabah uyanır uyanmaz dişlerimi fırçalar, her daim kısacık olan saçlarımı, suyla ıslattığım ellerimle tarar, işe daha fazla geç kalmamak için evden fırlardım. Bu durum,

-Zaten çok güzelim, ne gerek var süslenip püslenmeye düşüncesinden kaynaklanmadığı gibi,

-Çok çirkinim, ne yapsam düzelmem, düşüncesinden de değildi.

İçimdeki serseri ruha söz geçiremediğimdendi…

SARI SARSAR!

Bugün şeytanın bacağını kırdığım günlerden biri oldu. Arada sırada yapıyorum böyle şeyler, bakıveriyorum aynaya. Ama o da ne? Gözlerimin beyazı renk değiştirmiş, sarıya dönüşüvermiş…

Sarı renk feci sarsıyor, irkiliyorum.

-Demek karaciğer yetmezliği başladı, diyorum içimden. Hemen anamla babama soruyorum.

-Ne zamandır böyleyim?

Bir hafta kadar önce başlamış, ama bana söylememişler…

ÖLÜM MELEĞİ NASIL YOKLAR?

Aslında iki haftadır pek iyi değilim. Uzun süredir aldığım hiçbir kemo işe yaramadığı için karaciğerimi saran tümörler büyümüş ve çevre organlara bası yapıyor. Dolayısıyla da ağrı. Ama öyle böyle değil: Geceleri uykudan uyandıran, yatakta kıvrandıran, ağrı kesicilerin pek işe yaramadığı…

Böyle anlarda bir yandan inlerken diğer yandan çaresizlik duygusu sarıyor içimi. Aklıma sık sık, “ölüm, daha mı hayırlı olur” düşüncesi geçiyor içimden. Ama kör şeytan rahat bırakmaz ki insanı…

-Kızım bak terk-i diyar eylersen gıcır gıcır botların, haki renkli montların, bol cepli eteğin ne olacak? Duygusu geçiyor içimden. Kendime değil de, giysilerimi henüz yıpratamadığıma üzülüyorum.

Bu düşünceler belki de korkularımdan kaçış yolumdur! Bilmiyorum. Ama şundan eminim, sanki buralara kazık dikmem gerekiyormuş gibi ölümden korkuyorum.

Yakınlarda, güç bela uykuya dalabildiğim gecelerden birinde kabusumda gördüm ölüm meleğini. Sağ olsun tek başına uyuduğum odamda “Yusuf Yusuf” da yalnız bırakmadı beni!

Azrail pek bir feci öfkeliydi. Sanki,

-Yeter artık, seni almak için kaç kez onca yolu tepiyorum, her defasında, biraz daha zaman istiyorsun, bıktım artık senden” der gibi…

Korkuyorum, hemen lambayı açmak için ayağa kalkıyorum ki, beni fırlatıp yatağıma fırlatıyor. Yeniden lambayı açmaya yöneliyorum. İzin vermiyor. Yine dua ediyorum:

-Allahım, biraz daha yaşamam için bana izin ver, diyorum.

Azrail ortadan kayboluyor. Kalkıp lambayı yakıyorum.

Ohh be, dünya varmış…

Tamam Azrail de bir melek ama ölüm meleği sonuçta, üstelik de çok öfkeli. Galiba çok günahkar olmalıyım!

YENİ BİR UMUT DAHA!

Günceme sararan gözlerimden başlayıp nerelere geldim. Kafam epey karışık olmalı?

Bugün yeni bir kemoya başladım. Tam da, artık kullanabileceğim ilaç kalmamışken. FDA’nın yeni onayladığı Türkiye’de olmayan bir ilaç. Onkoloğum, bir süredir o ilacı kullanabilmem için firma ile görüşmeler yapıyordu. Henüz bir yanıt yok gerçi.

Fakat, bir başka hastaneden çok değerli bir başka doktor, vefat eden hastasının yakınları tarafından kendisine getirtilen o ilaçtan bir kutuyu bana verdi.

(Küçük bir açıklama: Yakınlarını kaybedenler, tedaviye yanıt vermeyenler ilaçlar boşa gitmesin, ihtiyacı olanlar kullansın diye hastanelere iade eder, bu elbette bir zorunluluk değil, vicdani bir karar.)

Bugün ilacı kullanırken artık aramızda olmayan o kadını düşündüm. Onun için de kim bilir nasıl bir umut ışığıydı o ilaç ve kim bilir ne hayalleri vardı yarınlara dair. Belki çocukları da vardı. Ya da sevgilisiyle evlenme hayalleri, işinde yükselme arzusu. Ne bileyim bir ev alma planı ya da güzel bir araba. Gerçi ikinci el ama sağlam bir araba da olabilirdi pekala. Ve şimdi onun için umut olan ilacı ben kullanıyorum. Ama ne yazık ki sadece 21 günlük(yani 1 kürlük)

Bakalım belki ben de ilacı Türkiye’ye getirtebilirim.

MUCİZELERE İNANMAK İSTİYORUM!

Çoğu kez mucizelere inanıyorum. O ilacı bir kürlük de olsa kullanabilmem mucize. Dünya tatlısı doktorlarımın olması, sevgi dolu ailem, dostlarım. Sağ olsunlar, gün boyu telefonlarım hiç susmadı. Sevgi her güçlüğün üstesinden gelen güçlü bir formül gibi.

Şu an da saat 23:00. Karnım, belim ve sırtımın ağrısı çok fazla değil. Oysa sabah yatağımda kıvranıyordum ağrıdan. Bu da bir mucize elbette.

Yarın nasıl olurum bilmiyorum. Ama şu anı yaşıyorum ya bu da bana yetiyor.

//ALINTI//  http://kanseregulumsemek.blogcu.com/

9 Şubat 2011 Çarşamba

CEMAL SÜREYA //BİR GÜN//

BİR GÜN

Bir gün seni bırakırım ya
tütünü bırakmak gibi bir şey olur bu
Evet, gün geliyor, bıkıyorum senden,
ama İstanbul'dan bıkmak gibi bir şey olur bu.

CEMAL SÜREYA

8 Şubat 2011 Salı

YORUMSUZLAR...!!!



YALNIZLIK NEDİR?
Yalnızlık
Güneşli bir bahar sabahı
Kalabalık hayallerle uyanmaktır
Dışarıya baktığında
Mutluluk doldurursun içine
Derin bir nefes alıp
Haykırmak istersin
Aklına gelir yalnızlığın
Aldığın nefesi bırakırsın
Çaresizce

Yalnızlık
İnsanlara muhtaçken
İki laf için can atmak
Herşeyi yüzüne gözüne bulaştırmaktır
İnsanlar arasında kaybolmak
Varlığından kimsenin haberi olmamasıdır
Çıkar için bile olsa
Birinin sana gülmesine bayılırsın
Canını serersin yoluna
Yine bir başına kalırsın sonunda

Yalnızlık
Fotoğraf karelerinde olmamaktır
Omuz omuza poz verecek kimsen yoktur
Geçmiş gelir aklına
Telefon rehberine yüzlerce isim vardır
Yarısı yerinde yoktur
Diğer yarısının da sana faydası
İnsafsız olma
Belki birileri vardır bir yerlerde
Seni düşünen
Ya senin gibidir yapayalnız
Ya da sana ulaşması imkansız

Yalnızlık
Bir bakışa kurban olmaktır
Anlık sohbetlerle geçer ömrün
Paylaşmadan uzaksındır
Derdin içinde kalır anlatamazsın
Hep yorganın altında ağlarsın geceleri
Bazen de bir şarkı ağlatır seni

Yalnızlık
İnsanların içinde insansız olmaktır

Ümit ERGÜN
29.01.2005 Samsun  //ALINTI//

Karanlık Bir Dünyada yaşıyorum Sessiz Sakin Bir Hayatın Yalnız kalmış Şiiriyim…

  Karanlık Bir Dünyada yaşıyorum Sessiz Sakin Bir Hayatın Yalnız kalmış Şiiriyim…


//MÜHÜR//

Ne içtiğim sigara bitirir yalnızlığımı, Nede dinlediğim şarkılar teselli verir yüreğime,Benim ellerim artık yalnızlığı tutmuş,Gözlerin boşaltığın yarınlarıma bekliyorum Ecelimi...

Ne içtiğim sigara bitirir yalnızlığımı
Nede dinlediğim şarkılar teselli verir yüreğime
Benim ellerim artık yalnızlığı tutmuş
Gözlerin boşaltığın yarınlarıma bekliyorum Ecelimi...

//MÜHÜR//

2 Şubat 2011 Çarşamba

Koy masaya derdini, kopar hüznü dalından

Koy masaya derdini, kopar hüznü dalından,
Anlat bana kendini, damıt özü balından,
Kır feleğin fendini, buse çal ayalından,
Kağıt elde dillensin, aşk ne demek yazalım..
Kalemi coşturalım yardan çiçek gelende,
Hesapsız koşturalım goncası serpilende,
Maniler aştıralım esansı kalp delende,
Kuru dallar güllensin, aşk ne demek
yazalım.
Buluttan yaş düşende yarin sürmeli gözü,
Sel olup da taşanda bize söyletsin sözü,
Can canana koşanda harlatsın kalpte közü,
Yürek yanıp küllensin, aşk ne demek yazalım.


Gökyüzü kararınca sual olmaz sevenden,
Yıldız ayı sarınca göğüs bağır dövenden,
Karınca kararınca ders alıp yar övenden,
İbret alıp söylensin, aşk ne demek yazalım.


Karın altında bıkar, dağıtır saçlarını,
Kardelen yüze çıkar, takalım taçlarını,
Zerafetiyle yakar dağın yamaçlarını,
Vecde gelip dellensin aşk ne demek yazalım.


Pınar başında turna ötüşüne doyalım,
Çalınsın davul zurna, hoş sesini duyalım,
Yarim gel ayrı durma, Hak ne derse uyalım,
Narin yüzün allansın, aşk ne demek yazalım!

//MÜHÜR// Alıntı
ŞİMDİ SUS GÖNLÜM!
 
SUS VE TESLİM OL!

FANİ UMUTLARLA TÜKENMEKTEN VAZGEÇ.

DÜNYA BUNA DEĞMEYECE KADAR KISA.

SABIR ZAMANI KISA!!

BİR ŞİMŞEK PARILTISI KADAR KISA!

 UNUTMA EY GÖNÜL,
BURASI DÜNYA!

  SEFASI DA FANİ, CEFASI DA..

 NE OLUR GÖZLERİN YAŞARSADA,

 DİLİN ANCAK RABBİNİN RAZI OLDUĞU SÖZ SÖYLESİN..

 SABRET GÖNLÜM!..

 PES ETME!!!!


Kaynak: http://rahmaninayetleri.com  //Mühür//

''9" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "8" kez kaçabiLirdin öLümden,

''9" CanLı oLsaydın biLe En fazLa "8" kez kaçabiLirdin öLümden,
BiLki "7" düveLe suLtan oLsan dahi Yerin "6" mekan oLacak sana...
En fazLa "5" metre kumaş götürebiLeceksin Kapatacaksın "4" açsanda gözünü
Bu dünya "3" günLük dünya AzraiLin yanında "2" kat oLup yaLvarsanda nafiLe

ELbet "1" gün öLeceksin İşte o gün herşey "0"dan başLayacak...
 
//MÜHÜR// Alıntı...

Karın mı, Devletin mi?

Birgün büyük bir oluşum her milletten ajan seçmek üzere daha önceden belirlenmiş kişileri görüşmeye çağırmış.. Önce Amerikalıyı odaya almışlar ve sormuşlar, "Karın mı, devletin mi??"
"Devletim" demiş Amerikalı hiç düşünmeden..
"İyi" demişler.. "O zaman al şu silahı ve yan odadaki karını öldür"
Amerikalı silahı almış.. Sonra birden durmuş ve "Yapamayacağım" demiş..
Fransız'ı almışlar odaya, "Karın mı, devletin mi??"
"Devletim" demiş..
"İyi" demişler.. "Al şu silahı.. Karın yan odada.. Git ve onu öldür.."
Fransız silahı almış, kapıya gitmiş.. Sonra birden durmuş "Yapamayacağım" demiş..
Temel'i çağırmışlar.. "Karın mı, devletin mi?"
Temel hemen yanıtlamış, "Devletim"
"Al şu silahı, yan odadaki karını vur"
Temel silahı almış, yan odaya geçmiş.. Odadan önce bir silah sesi ardından da kırılan camın sesi gelmiş..
Temel odadan çıkınca sormuşlar "Ne oldu?"
Temel yanıtlamış, "Verdiğiniz silah kuru sıkı çıktı.. Ben de karıyı camdan attım.."

31 Ocak 2011 Pazartesi

Yunus EMRE

Türlü türlü cefanın
Adını aşk koymuşlar.

* * *
Aşk aşıkı şir eder,
Aslanı zencir eder,
Katı taşı mum eder.

* * *
Dervişlik baştadır, tacda değildir,
Kızdırmak addadır, saçta değildir.

* * *
İlim, kendini bilmektir.

* * *
Dağlar nice yüksek ise,yol anın üstünden geçer.

* * *
Dünyada dertsiz baş olmaz.
Derd'olanın ahı dinmez.

* * *
Cümleler doğrudur sen doğru isen,
Doğruluk bulunmaz sen eğri isen.

* * *
Bu dünyaya gelen gider.
Yürü fani dünya, sana gelende gülmüş var mıdır?

* * *
Eğer bir müminin kalbin kırarsan
Hak'ka eylediğin secde değildir.

* * *
Aklı olan korkmak gerek
Nefs elinden, hırs elinden.
Nefstir seni yolda koyan,
Yolda kalır nefse uyan.

* * *
Sabır saadeti ebedi kalır
Sabır kimde ise o nasib alır.

* * *
Eğer hor eğer hürmet
Kişiye sözden gelir.
Zehr ile pişen aşı
Yemeğe kim gelir.

* * *
Beni bende demen bende değilem,
Bir ben vardır bende benden içeri.

* * *
Sevelim, sevilelim, bu dünya kimseye kalmaz.

// Yunus EMRE //

HAYAT = MUTFAK

HAYAT MUTFAKTA YEMEK YAPMAYA BENZER,
UNUTMAMAK GEREKİR'Kİ YAPILAN BİR ÖNCEKİ YEMEĞİN KIVAMI ASLA TUTMAZ...
//Onur AKSOY//

http://onuraksy.blogspot.com/

her insan pir sultan ruhu taşır

her insan pir sultan ruhu taşır
içindeki çocuk kalırsa
.
biz eyvallah dedik pir sultana
hala o çocuklardık
.
cefa etmedik dosta düşmana
çocuk kalbi taşırdık
.
yalandan kaçtık dolana dolanmadık
tertemiz çocuklardık
.
gönül kapısını sevgiye açtık
çocuklarda filizlendik
.
acımız oldu dürdük içimizde
çocuk gamzemizde sakladık
.
belki bir hüzzam şarkıdır hayat
çocukluktan çıkınca
.
// barış erdoğan //

Makas yok koparamam aşkını kalbimden....

yaşıyorum çünkü sen varsın,
kalbime hergün bir başka işleyen nakış gibisin,
makas yok koparamam aşkını kalbimden....

ilk ilk...
 
//İlknur KARACA//

Nasil sevmiştim seni bir bilsen

Nasil sevmistim seni bir bilsen
Askimdan karsilik beklemek sucmus
Senin beni sevmeye niyetin yokmus
Seni sevdigim icin affet..

//Osman Yilmaz//

UMUDUM VAR...

Bazı hisler vardır anlatılmaz
Gidiyor musun diye sormadım
Ben sana mecburdum saklanılmaz
Yine de gitmene engel olmadım


Gizli gizli ağlıyorum göz yaşlarımı saklıyorum
Yanımda olmasan da ruhunla avunuyorum
Gizli gizli ağlıyorum göz yaşlarımı tutamıyorum
Yanımda olmasan da ruhunla avunuyorum


Demek bu son günümüzmüş yalanın gerçek yüzüymüş
Sana gitme dur diyemedim belli ki yıllar bizi üzmüş
Kalbini inan kıramıyorum yüreğimde yanan bir sevda var
Gitmene bile kızamıyorum dönersin diye umudum var...


// ERCAN DEMİREL //

Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur.

Ortak gecelere acım tabi tutulur
Aşkım her geçen gün dillere mühür olur
Bendeki gerçek huzura er olur
Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur.

Ne vakit ruhum kanında dolaşsa ateş olur damarların fırlar
Ben yanar dururum ateşinle kavrulur
Düşünür olur her gün kalbim yıkanır adınla
Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur.

Dağlar erir yokuşlar düzleşir
Tüm zorluklar bedenen ruhen sona erer adına kulak verince
Alev olur vücudunda kıvranır nefesim
Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur.

İnsanoğlu kanının son damlasını düşünür
Benim son damlam senin ilk gözyaşın kimse bilmez
Ölüm düşüncesi beni her geçen gün kahırlara sokar
Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur.


Çağın son demodesidir benim yalanım söylemekten çekinir insan
Herkes etrafında döner durur yalanlarıyla boğuşur
Aşkım sevgim uzak tutulur her riyadan sana bağışlar dururum hayatımı
Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur

Edilen tüm yeminlere tek verilen sebep olur aşkımın sözü
Yaşam yaşadıkça seninle bittiğinde son bulursun sende
Söz veriyorum her şeyim ölümüm seninle son bulacak
İşte o zamana kadar
Seni seviyorum diyen dilim ömür boyu kölen olur.


// ALINTI //

KALPLERİ MÜHÜRLÜ OLANLAR !!!!

adam fısıldadı, "Tanrım konuş benimle".
Ve bir kuş cıvıldadı agaçta, ama adam duymadı.

Sonra adam ba ırdı "Tanrım konuş benimle!"
Ve gökyüzünde bir şimşek caktı, ama adam dinlemedi onu.

Adam etrafına bakındı ve "Tanrım seni görmeme izin ver" dedi.
Ve bir yıldız parıldadı gökyüzünde. Ama adam farkina varmadi.

Ve adam bagırdı, "Tanrım bana bir mucize göster!"
Ve bir bebek dogdu biryerlerde. Ama adam bunu bilemedi.

Sonra adam çaresizlik içinde sızlandı, "Dokun bana Tanrım ve burada
oldugunu anlamamı sagla!"

Bunun üzerine Tanrının izniyle bir cisim aşagi dogru süzüldü ve adama
dokundu. Ama adam kelebegi elinin tersiyle uzaklaştirdi ve yürüyüp
gitti. "


"Gerçekleri görmek istemeyenler kalpleri mühürlü olanlardir"
 
 
 

Ömrüm Şimdi Sen..!

                               Aşka Uzanan Bir Kıvrımsın Gece Vurgunumda..!
Ansızın Seni Bulduğum O Yer Şimdi Ömrüm;
Ömrüm Şimdi Sen..!

30 Ocak 2011 Pazar

Horoz sarhoş olursa :)

Sen benim gönlümde oldukca,yemendede olsan benim yanımdasın...Eğer sen benim gönlümde değilsen,yanımdada olsan yemende sayılırsın. . . !

Sen benim gönlümde oldukca,

Yemendede olsan benim yanımdasın...

Eğer sen benim gönlümde değilsen,

Yanımdada olsan yemende sayılırsın. . . !


// ALİ YİĞİT //

Aşk;
Topuklarından etine kadar işlemiş bir nasırdır.
Ya canın acıya acıya adım atacaksın,
Ya da canını acıta acıta söküp atacaksın.
...Her iki yolda da tek bir gerçek olacak;
...
Canın çok ama çok acıyacak!

// Mevlâna Celâleddin-i Rumi //

Para ile İnsan ilişkisi aynen şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, Para da insanın..

Para ile İnsan ilişkisi aynen şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, Para da insanın....

// Goethe //

Eğer insan unutmak istemezse, bir günü bile hatırlar on yıl sonra... ve unutmak isteyen, bir günde unutur on yılı" Kahraman Tazeoğlu.

Eğer insan unutmak istemezse,
Bir günü bile hatırlar on yıl sonra...
Ve unutmak isteyen,
Bir günde unutur on yılı....

Kahraman Tazeoğlu...